banner57

Hayatındaki insanlara sınır çizememek birçok insanın sorunu oldu. Sınırlarınız yoksa; ötekini memnun etmek için memnun olan, ötekinin beklentilerine göre şekil alan ve bunun için de sınırları geniş olan ya da sınırları zorlayanları seçmeniz kaçınılmaz olacaktır.

Bencil biriyle baş etmenin ilk kuralı sınır çizmektir. İstediğin veya istemediğin şeylerle ilgili o onaylamasa bile net olman gerekir. Sen net olduğunda; o seni suçlayacak, eleştirecek, küsecek ve seni yok sayarak cezalandıracaktır.Seni inatçılıkla, bencilllikle suçlayacak belki de ayrılmakla bile tehdit edecektir. Bu sınırları istediği yere kadar çektirmek için adeta seninle savaşacaktır. Bu bir varoluş ve kendini kabul ettiriş mücadelesidir.

Bencil insanların sınırlarıyla yaşamamak için, rahatsız olduğun her konuda düşüncelerini ifade etmelisin. Sen rahatsız olduğun durumları fark etmezsen, bir gün fark eder ve değişir diye beklersin, o ise ‘Rahatsız olsaydı bugüne kadar söylerdi’ diye düşünüp yapmaya devam eder.

Kendini ifade ederken haklı olma ve ikna etme amaçlı değil; ifade etme ve mesaj verme amaçlı hareket etmelisin. Muhtemelen ilk başlarda seni dinlemek istemeyecek, anlamayacak, abarttığını söyleyecektir. Seni susturmaya ve geçiştirmeye çalışacaktır.

Kemikleşmiş bir ilişki sistemini değiştirmek çok zor ve zaman alıcıdır. Ama buna katlanmak ve boyun eğmek daha da acıdır. Ama karşınızdaki sizi seviyor ve sizi kaybetmek istemiyorsa, bunların tümünü yapmasa bile en azından elinden geldiğince çabaladığını gösterir. Tabii hiç bir şey yapmayansa, sadece sizin gitmenizi bekliyor olabilir.

Sınırlarımızı çizerken, korkularımızla yüzleşmemiz gerekiyor.Yalnız kalma, kaybetme, terk edilme, sevilmeme gibi. Genelde boyun eğme ve memnun edicilik; sevilmeme ve yalnız kalma korkularıyla ilgilidir.

Birçok ilişkide bir taraf ‘feda’ ederken diğer taraf ‘kar eden oluyor. Bencili suçlamak yerine, sistemin bir dişlisi misali kendimizi farkedersek, döngüyü yavaş yavaş doğru yöne çevirebiliriz.

Yıllar sonra döngüyü farkettiğimizde hem sınırları çizmediğimiz için kendimize, hem de bu durumu sürdüren eşimize kronik bir öfke duymaya başlarız. Bazen de bu öfkeden ve değersizlikten kurtulmak için, ayrılmayı çözüm olarak görürüz. Zamanında kontrol edemediğimiz sınır, kontrolsüz sinire döner.

Bu aşamaya gelmiş bir ilişkiyi bitirmektense, yeniden tasarımlamak gerekir. Bu yeni dizayn, ‘kazan-kazan’ şeklinde olmalıdır. Bunu kabul etmeyen ve ‘Hayır, ben eski sistemi istiyorum,’ diyen kişi, ilişkiyi bitmeye sürükler.

Haklı taleplerde bulunmak ve sınır koymaya başlamak ciddi bir sınavdır. Hem sınır koyduğunuz konularla, hem sınır koyduğunuz kişilerle hem de kendimizle çatışırız. Açılan bu üç cephe bizi ilk başlarda çok zorlar. Ama işin güzel tarafı, bu savaşı kazandığınızda sürekli aynı zorluğu yaşamayıp, aynı kişilerle savaşmayacağımız gerçeğidir. Bu zorluğu bilerek ve önceden kabul ederek yola çıkanların kazanmak dışında seçenekleri yoktur.

Sen değerlisin. Değerli olman birinin hayatında işe yaramak, onun ihtiyaçlarını gidermekle değil, kendin olmakla ilgilidir. Sınır çizmek, kendi ortamınızda güvende hissetmenize yardımcı olacaktır. Bu, özsaygıyı göstermenin bir yoludur. Ve unutmayın; siz kendinize saygı duyarsanız, insanlar da size saygı duyarlar !

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Süleyman Güngör 2018-02-05 17:58:33

Harika bir tanımlama olmuş.Tebrik ediyorum.

Avatar
Tuğçe 2018-02-06 18:51:48

Ne kadar da güzel yazmışsınız.Diğer yazılarınız da çok güzel . Tebrikler