Prens Charles ile Lady Diana evlenirken, gazeteciler ‘birbirinize aşık mısınız?’ diye sorduklarında onlar ‘aşk ne demekse biz oyuz’ dediler. Bu cevap üzerine gazeteciler, ‘aşkın ne olduğunu bilmiyorlar’ diye yazarak, yeni evli çiftle dalga geçtiler. Magazinde kendini konuşturan bir olaydı ama doğruydu.

Aşk dürtüseldir, doyuma kavuşmayı arzular.Yüceltilmiş biçimde bir alt benlik işlevidir, ötekini sevme, yatırım yapma kapasitesi vardır ve benlik bağlılığının işaretidir. Sevgiyle arasındaki en büyük fark ise ‘aynı anda tek olması’ dır. Aynı anda iki kişiye birden aşık olamazsınız. Aklınızda, hayalinizde tek kişi vardır ve onun doyumuna kavuşmak istersiniz. Fakat insan birden fazla kişiyi sevebilir. Anneyi, babayı, komşunun oğlunu-kızını, mesleğini, okuduğu okulu vs.

Buna karşılık, karşı cinse karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu olarak bilinen aşk, iki kişi arasında yalıtılmış bir duygudur, ikinin birleşerek tek olma durumudur, üçüncü kişinin varlığı diğer ikisi arasındaki aşkı yok eder, geçersiz kılar. İnsan birçok kez âşık olabilir ama bu aynı anda olmaz. Yani aynı anda iki kişiye âşık olmak aşk duygusunun doğası gereği olası değildir, aynı anda birden çok kişiye duyulan şey sevgidir. Aşk ve sevgi iç içe geçmiş duygular olmaları nedeniyle çoğunlukla aynı anlama geldikleri düşünülür oysa aşk ve sevgi arasında siyah ve beyaz arasındaki kadar net bir ayrım vardır.

Sevgi seçimdir ; aşk vazgeçiş
Aşk bağımlılıktır. Bu  bağımlılık doyum ister ve bu doyum yıkıcıdır, tahripkardır, acı çektirir, hep daha çoğunu ister. Birine aşık olan insan geri kalan herkesten vazgeçmiş demektir. Dolayısıyla aşk aynı zamanda vazgeçiştir. Birini sevmek, ötekinden vazgeçmeyi gerektirmez.

Erich Fromm’un vurguladığı gibi “Sevgi, kişinin kendi bütünlüğünü, bireyselliğini koruma koşuluyla birleşmedir. Sevgi insanın içindeki aktif bir güçtür; insanları birbirinden ayıran duvarları yıkan, onu başkalarıyla birleştiren bir güçtür; sevgi, yalıtım ve ayrılık duygusunun üstesinden gelmesini, buna karşılık kendisi olmasını, kendi bütünlüğünü korumasını mümkün kılar. Sevgide, iki varlığın bir olması, yine de iki kalması gibi bir paradoks ortaya çıkar. “Aşk himaye edilmek, anlam ve önem kazanmak, bir başkasının içinde erimek, hem öteki olmak hem ötekini kendin yapmaktır.”

Aşk bilinçsizdir, sevgi bilinçli
Sevgi; görme, bilme, tanıma eylemleri ile oluşur. Tanınmayan biri sevilmez. Bu ona karşı nefret duygusu oluşturmaz fakat birini tanıdıkça, onunla zaman geçirdikçe, birşeyler paylaştıkça daha çok seversiniz. Fakat aşk, sevgi gibi seçebilinen özelliği olan bir şey değildir.Yeterince iyi tanımadığınız birine karşı bilinçsizce hissedilen bir şeydir.Birine niçin aşık olduğumuzun bilinçli olarak farkına varamayız.İnsan karar vererek, seçerek aşık olamaz ama karar vererek, seçerek sevebilir.

Aşk ve Cinsellik

Aşk, seks, duygu ve değerlerin toplamı olan bir yatırımdır. Aşk arzudan doğar, sevgi isteyerek oluşur. Aşkta cinsel istek, zevkin arayışıdır ve her zaman bir ötekine odaklanır. Bu zevk arayışı, ötekinin ele geçirildiği, öteki tarafından da ele geçirilmiş olunan ve iki tarafın birbirine nüfuz ettiği duruma ulaşmaya çalışır. Aşk, reddedilmeyi göze alarak istemeye devam ettirir.

Cinsel uyarılma kadında dokunma ile, erkekte görsel unsurlarla ortaya çıkar. Bu genetik eğilim sebebiyle erkek kadının dış görünüşüyle çok ilgilenir. Erkek iyi bir fiziksel temas sayesinde kadını cinsel açısından etkileyebilir. Kadının cinsellik uyarısı, beyninin duygusal yönünün harekete geçmesiyle mümkündür. O da sevgiyle söylenmiş güzel sözcükler, gün içerisinde kadına atılan küçük mesajlarla olabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.