Bir çok insan hayatının büyük bölümünü olduğundan daha farklı görünebilmek ve etraftan gelen ilgi ve övgülerle yaşamak için heba eder. İlişki içinde olduğunuz insanlar arasında; size hiç söz düşürmeyip yanlızca kendisi konuşan, sürekli olarak kendinden bahsederek ve bahsettirerek bolca övünen ve övülmeyi bekleyen.
Size kendinizi ‘ o herşeyi biliyormuş da sanki siz hiçbir şey bilmiyormuş gibi’ hissettiren.

Onlarla konuştuğunuzda yada söylediklerine itiraz ettiğinizde onları kırmaktan ya da kızdırmaktan kaygı duyduğunuz kişiler var mı ?
Eğer varsa, bu kişiler büyük bir ihtimalle narsistik bir kişilik yapılanması altında insanlar oldukları söylenebilir.
Narsistik kişilik yapılanmasının diğer kişilik yapılanmalarına göre en çok bilinen olmasının sebebi narsistik özellikler gösteren kişinin birçok yerde ve durumda kendini gösterme ve fark ettirmeye yönelik tutumlarıdır. Bir diğer nedeni de, bu tip kişilerin genelde liderlik, yöneticilik yapmaları ya da bu yolda ilerleyen kişiler olmalarıdır.

Her insan kendini belli ölçülerde beğenir başkaları tarafından beğenildiğini görmek ve diğerlerinden farklı olduğunu hissetmek ister. Ancak narsist insanlar kendini beğenme ve özel hissetme duygusunu aşırı abartarak hayatlarının merkezine koymuş bir şekilde yaşam sürerler, hatta onlar için bu durum hayati bir öneme sahiptir de denebilir.

Kendilerini ön sıraya koyup diğerlerini ötekileştirirler. Çok kıymetli tablolara büyük para verenlerin ‘ sadece bende var’ sebebine bakınca arkalarında narsistik bir beslenme görülür. Evliliğin bitmesinin en büyük özelliği narsizimdir. Liderler ve yöneticilerin ilgi duyma ve beğenilme arzularını yaşamın ilk sıralarına koymaları kendilerinde olan narsist çekirdeğin içinden gelir.

Narsist insanlarda ;' ben nasıl biriyim? Onun gözünde kendimi gördüğüm gibi biriyim' kavramı mevcuttur. Yani ben, ötekinde olduğum gibiyim. Ego, böyle oluşur. Benim, ötekinde gördüğüm şeylerle kurulmuş olan yapıdır. Herkesin ötekisi farklıdır çünkü herkesin bakım vereni farklıdır. Benlik, bakım verenler üstünden (anne,bakıcı vs. ) gelişir.

Burada yetersizlik duygusu başlar. Bu bir eksikliktir ve eksiklikten dolayı ötekine muhtaç hale gelinir. İnsanın dünyada ilk karşılaştığı şey eksik olmaktır. Ötekiyle kurulan ilişkiyle de egoyu oluşturur ' ben şöyle biriyim, ben buyum ' . Narsist insan, eksik olduğunun farkındadır fakat inkar eder. Bu eksikliği kapatmak için etraftan ilgi, övgü ve beğenilme talep eder. İnsan kimliğinin oluşumunda, ötekinin konulduğu yerin bu kadar değerli oluşu insana kendi benliğini kaybettirir mi?
Toplumumuzda azımsanmayacak kadar çok olan narsistik kişilik yapılanmalarını çok uzaklarda aramaya gerek yok, bu kişiler kimi zaman çok yakın bir tanıdığımız, akrabamız, patronumuz, yöneticimiz olabilir. Kendilerini kusursuz ve mükemmel gören bu insanlar çoğu zaman tedaviyi ve terapiyi reddederler. Ve hatta tedaviye narsist insanlar gitmez, narsist insanların hasta ettiği insanlar gider. Bu sebepten dolayı bu insanlara karşı alınabilecek en etkili yöntem ; onların kişilik yapılarını tanıyarak kendi kişiliğimizden taviz vermeden onlarla geçinmeyi öğrenip, onların bizi sömürmesine ve yönetmesine izin vermeden bu insanlarla baş etme mekanizması geliştirmek huzur ve mutluluğumuz için önemlidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.