Avukat Hüseyin Öztürk’ün açtığı davada Antalya 1.İdare Mahkemesi, A-Kent’in işlettiği Halkkart’ı ikinci kez iptal etti.
Avukat Hüseyin Öztürk’ün açtığı davada Antalya 1.İdare Mahkemesi, A-Kent’in işlettiği Halkkart’ı ikinci kez iptal etti. Mahkeme, davadan feragate rağmen Danıştay’ın kararına uymadı. Açıklık ve rekabet ilkesine uyulmadığı için verdiği ilk iptal kararında direnerek Halkkart’ın ihale kararı ve ihale onayını yine iptal etti
Antalya 1.İdare Mahkemesi 2011/1425 esas numarası, 2011/1953 karar numarasıyla A-Kent’in işlettiği Halkkart’ı, iptal ettikten sonra davacının feragatine rağmen ikinci kez iptal etti. Karar, Danıştay’da 30 gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere verildi. Davada, davacı Ömer Aydoğmuş vekili ulaşım davalarının ünlü avukatı Hüseyin Öztürk aracılığı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi aleyhine dava açmıştı. Belediye adına davalara belediye hukuk müşaviri avukat İlker Gedik bakmıştı. 30 Aralık 2011 tarihinde alınan kararı mahkeme başkanı Metin Çetinkaya ile üyeler Yusuf Bayraktar ve Şaban kazak oybirliği ile aldı. Bilindiği gibi Antalya 1. İdare Mahkemesi, 2 Haziran 2011 günü 2010/184 esas ve 2011/725 karar sayılı kararıyla Halkkart’ı iptal etmişti. Davacılar ise kararın öğrenildiği 10 Haziran 2011 günü karardan feragat etmişti. Feragat nedeniyle Danıştay davada tekrar yeni bir karar verilebilmesi için dosyayı yine ilgili idare mahkemesine göndermişti. Danıştay 13. Dairesi’nin 22 Temmuz 2011 gün ve 2011/2591 esas ve 2011/3525 karar sayılı kararı ile ‘davacının feragat başvurusu hakkında karar verilebilmesini teminen’ bozulması üzerine bozma kararına uyulmadı. Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırları ile mücavir alanları dahilinde, toplu taşıma otomasyonu ve araç takip sisteminin kurulması ve işletilmesi, ayrıca şehir kart olarak 10 yıl süreyle kullanılması işi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif suretiyle ihaleye çıkarılmıştı. 24 Eylül 2009 tarihinde yapılan ihaleyi A-Kent firması kazanmıştı. İhale 8 Ekim günü onaylanmıştı.
A-Kent’te basılmıştı
Halkkart’ı işleten A-Kent ortakları Yusuf İzzet Balıkçı, Adnan Coşkun, Mustafa Demirbilek, Ahmet Acar ve A-Kart ortaklığında kurulan A-Kent’in işlettiği Halkkart sistemi ile ilgili olarak kamuoyunda ulaşım esnafı ve vatandaşın Halkkart bakiyelerinin kaybolması, bakiyelerin azalması veya artması, bakiyelerin BDKK’ya aykırı olmasına rağmen eksiye düşmesi iddiaları yer almıştı. Ayrıca bu iddiaların yanı sıra aktarma yapıldığında ücretsiz biniş yerine ikinci bir ulaşım ücretinin kesilmesi, ihale şartnamesinde yer alan şartların yerine getirilmemesi, tam ücretle yapılan binişin sistemde ücretsiz ya da indirimli olarak gözüküp esnafın zarar etmesi, aktarmalı binişlerde esnafın kazancının gözükmemesi ile ilgili çok sayıda iddia ortaya atılmıştı. Bunun üzerine iddiaya göre bir çok vatandaş ve esnaf suç duyurusunda bulunmuştu. Ardından A-Kent’e mali polis tarafından geçtiğimiz günlerde şok bir baskın düzenlenmiş ve bir çok evrak ve veriye el konulmuştu.
İddialar nelerdi
Davacılar ise mahkemede şu iddialarda bulunmuştu: Belediyenin, ihale şartnamesi alan davacının ihale evrakları gereği müphem konuların açıklanması istemiyle sorduğu sorulara cevap vermediği, ihalenin açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine uymadığı, böylece isteklilerin ihaleye girmesine dolaylı olarak engel olunduğu, katılımcı firmaların ihale komisyonuna sunmuş olduğu aktif halde olması gereken cihazların ihale teknik şartnamesine uygunluğunun tespiti amacı ile yapılan incelemelerin katılımcılar huzurunda test edilmemiş olmasının ihalede açıklık ilkesinin ihlali sonucunu doğurduğu öne sürülmüştü. İhaleyi yapan encümen üyelerinin yapılan cihazların teknik şartnameye uygunluğunu test edebilme ehliyetlerinin bulunmadığı, dava konusu ihalenin 4734 sayılı Kanuna göre yapılması gerektiği, davalı idarenin yetkisi olmaksızın bir anlamda kredi kartı ihdas ettiği, elektronik biletleme dışında bir kısım kuramlarda da geçerli olan bir kart sistemi olarak tanımlandığı, davalı idare tarafından ihale sonrasında dahi açıklık ilkesinin ihlal edilmeye devam edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptaline karar verilmesi istenilmişti.
Feragata karşı mahkemeden açıklama
Mahkeme kararında “İdari dava türlerinden olan iptal davaları; bireysel hakları ihlal eden, somut, sübjektif nitelikteki idari işlemlere veya ortada herhangi bir hak ihlali olmaksızın bireyin menfaat ilgisinin kurulabildiği kamu yararını yakından ilgilendiren işlemlere karşı açılabilmektedir. Bireysel hakkın ihlaline dayanmayan kamu yararını yakından ilgilendiren konularda açılan iptal davaları, objektif ve somut nitelikte olup; bütünüyle kamu yararını amaçlamaktadır. Dolayısıyla iptal davalarında feragat isteminin de kamu yararı ölçütü kullanılarak karara bağlanması gerekmektedir. Bireysel hakların ihlaline dayanan iptal davalarında davacının herhangi bir kısıtlama olmaksızın davasından feragat edebileceğinde duraksama bulunmamaktadır. Buna karşılık, düzenleyici işlemlere karşı ve kamu yararını yakından ilgilendiren konularda açılan iptal davalarında, işlemin yürütmenin durdurulması veya iptali kararı verildikten sonra davacıya davadan feragat etme hakkının tanınması, yapılmış olan yargısal denetimin geçersiz sayılması, dolayısıyla davacı iradesinin yargı kararı üzerine çıkması sonucunu doğuracağından, kamu yararıyla ve idarenin yargısal denetimi yoluyla hukukun üstünlüğünü sağlama amacıyla bağdaşmamaktadır. Uyuşmazlıkta, Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, dava konusu işlemlere ilişkin olarak; kısmen iptal kısmen ret kararı verildiğinden, Mahkememizin 02/06/2011 gün E:2010/184, K:2011/725 sayılı kararından sonra, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi sırasında davacıya davasından feragat etme hakkının tanınması, iptal davasının işleviyle, yani hukuk devleti ilkesinin gereği olarak idarenin faaliyetlerinde hukuka uygunluğun sağlanması amacıyla, dolayısıyla, kamu yararıyla bağdaşmayacaktır. Bu nedenle, davacının davadan feragat ettiği yolundaki isteminin kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır” dedi.
Karar özetle şöyle:
“…Açıklanan nedenlerle; Danıştay 13. Dairesi'nin 22.07.2011 gün ve E.2011/2591, K.2011/3525 sayılı kararına uyulmayarak; dava konusu işlemlerin kısmen iptal kısmen reddine ilişkin mahkememizin 02/06/2011 gün E: 2010/184, K:2011/725 sayılı kararında ısrar edilmesine, dava konusu; 13.08.2009 gün ve 2009/457 sayılı kararın ihaleyle günlük toplam cirodan %2 + KDV belediye payı olmak üzere bu belediye payı da dahil günlük toplam cirodan %8 + KDV’yi aşmamak kaydıyla en az % pay teklif eden firmaya işin verilmesine ilişkin kısmı ile 24.09.2009 gün ve 2009/534 sayılı ihale kararının ve söz konusu ihalenin onaylanmasına ilişkin 08.10.2009 günlü ihale onay kararının İPTALİNE, 13.08.2009 gün ve 2009/457 sayılı kararın Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırları ile mücavir alanları dahilinde, toplu taşıma otomasyonu ve araç takip sisteminin kurulması ve işletilmesi, ayrıca şehir kart olarak 10 yıl süreyle kullanılması işinin 2886 sayılı Devlet ihale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif suretiyle ihaleye çıkarılmasına, ihalenin 24.09.2009 tarihinde yapılmasına ilişkin kısmının iptali isteminin ise REDDİNE…”
www.akdenizmanset.com
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!